Mutluluğun Resmini Dehra Dun’da Çizmişler!

Yoganın hayatıma kattığı güzelliklere bir yenisi daha eklendi; Dehra Dun. Buraya Iyengar Yoga ile ilgili bir eğitime katılmak için geldik. İyi ki de gelmişiz; teşekkürler Sine ve Aidan!

Dehra Dun Utrrachand bölgesinin başkenti, bizim kaldığımız yer ise merkezden biraz daha uzaktaki Rajpur bölgesi. Merkezden uzaklaştıkça güzelliklere yaklaşıyorsun. İnanılmaz bir doğa, güler yüzlü Tibetliler, hem sevimli hem de tedirgin eden maymunlar ve tahmin ettiğimden çok daha lezzetli yemekler...

Yeşillikler içinde; yaklaşık 3 dönümlük bir arazideki 3 evden birinin üst katında, kocaman iki balkonu olan bir odamız var.

Fotoğraf: 15 Kasım 2015, Old Rajpur

Umed ve eşi Govindi kaldığımız evlerde yemek ve temizlik işlerini yapan harika bir çift.

Fotoğraf: 28 Kasım 2015, Old Rajpur Sokak Düğünü, Umed

Fotoğraf: 28 Kasım 2015, Old Rajpur Sokak Düğünü, Govindi

İlk gün Umed'in harika yemekleri ile tanıştık ve sadece ilk gün yemeklerin fotoğrafını çekebildim, çünkü henüz tatmamıştım :) Bir daha hiç çekemedim...

Fotoğraf: 14 Kasım 2015, Old Rajpur , Umed’in muhteşem yemeği

İlk yemeğimizi yedikten sonra Umed bizi yoga merkezimize götürdü, rüyada gibi bir yer... Yemyeşil, çiçeklerle dolu bir bahçede, harika bir stüdyo. Birbirinden güzel kuşlar, sincaplar, karşı evlerin çatısında oynayan maymunlar ve tanıştığım ilk vejetaryen köpek...

Fotoğraf: 16 Kasım 2015, Old Rajpur , Yog-Ganga

Kısa bir keşif sonrasında eve geri dönerken, yeşillikler arasındaki yolda bizi maymunlar bekliyordu. İki tane küçük Hintli çocuğun ilerlediğini görür görmez, peşlerine takıldık. Öğrendiğimiz temel maymun önlemlerini aldık; göz teması kurmak yok, yavaş yürü ve dişlerini gösterme(gülmek dahil)! Alfa erkek olduğunu tahmin ettiğim bir maymunun göz hapsi ve takibinden kurtulamadık. Bölgesinden gidene kadar bir kaç adım önümüzde bizi takip etti ve sonunda peşimizi bıraktı, rahatladım. Bugün itibari ile buradaki 10uncu günümüzü de maymunlarla sorun yaşamadan atlattık :) Bir arkadaşımızın elindeki meyve poşetini çalmaları dışında da henüz bir vukuatlarını duymadık.

Fotoğraf: 17 Kasım 2015, Old Rajpur , Mahallemizin maymunları

İlk gün Deniz'le baş başaydık, sonraki günler bu koca bahçedeki evlerde bizimle birlikte kalmak üzere gelen pek çok arkadaşımız oldu; İngiltere'den, Japonya'dan, İskoçya'dan, Amerika'dan, İsrail'den, Hollanda'dan, Filipinler'den ve hatta Türkiye'den...

Her akşam harika yemeklerimizi yedikten sonra bol bol sohbet ediyoruz. Kısa kısa tatillerimde sadece 1-2 cümle konuşma fırsatı bulduğum insanlar dışında, sanırım ilk kez bu kadar farklı ülke ve kültürden insanla vakit geçirme ve paylaşma fırsatım oluyor. Sosyalleşmenin hayatımdaki önemini ve ruhuma kattığı güzellikleri hissedebiliyorum. Benimle hemen hemen aynı hayat görüşüne sahip, hatta benim gibi işini bırakıp buralara gelmiş insanlarla tanıştıkça; yalnız olmadığımı görmek umut veriyor. İçinde bulunduğumuz kokuşmuş düzende daha fazla bulunmak istemeyen, kendine bir çıkış yolu arayan ne kadar çok insanız. Tek derdimiz insanca, kendimiz ve bu hayat için anlamı olan işler yaparak yaşamak.

Neyse yemeklere geri dönmeliyim :) Zira Umed'in yemekleri "harika yemekler yiyoruz" deyip geçilecek cinsten değil. Yemekleri anlatmak için şiir mi yazsam diye bile düşündüm. Her akşam daha da lezzetli yemekler yapmayı nasıl başardığını gerçekten anlayabilmiş değilim.

Yemeklerin kokusunu duyar duymaz aklım başımdan gidiyor. Kimseyle konuşmak istemiyorum, tek derdim bir an önce hepsini tatmak oluyor. Meditasyon gibi bir şey Umed'in yemeklerini yemek. Zaten o da günlük meditasyonu olarak yemek yapıyor sanki. 3'te mutfakta ufak ufak hazırlıklarına başlıyor. Acelesi yok, kendinden emin ve sakin sakin pişiriyor yemekleri. Şaşıranlar için ufak bir dipnot; yukarıdaki fotoğrafın altına yazdığım isimlerde bir yanlışlık yok, Umed erkek :) Eminim imkanı olsaydı, Hint mutfağının dünyaca ünlü şefi olabilirdi.

Yaptığı tüm yemekler vejetaryen, yani bu lezzetli yemeklerin hepsi sadece sebzelerden yapılıyor. Örneğin kabak nasıl lezzetli olabilir diye düşünürdüm, ömrüm boyunca kabak yememişim diyebilirim :) Tezgahlarda, manavlarda satılan sebze ve meyvelerin hepsi Türkiye'de organik pazarlardan inanılmaz paralar vererek aldıklarımız gibi; minik minik ve tazecik. Hem sebzelerin tazeliği, hem de inanılmaz güzel baharatlar ve Umed'in sihirli elleri sayesinde gerçekten lezzetli ev yemekleri yiyoruz. Kimyon, zerdeçal, hardal tohumu, dhania tozu ve taze kişniş doğal lezzet artırıcılar gibi :)

Fotoğraf: 17 Kasım 2015, Dehra Dun

Günlerce Umed'in yemeklerini yemekten, sokakta yemeye pek fırsatımız olmasa da sonunda 1 gün içinde tüm sokak yemeklerini denedik :) Yine vejetaryen yemekler olan samosa, momo, pakoda, spring roll bunlardan birkaçı... Momo haşlanarak yapıldığı için oldukça hafif, diğer sokak lezzetleri ise genelde kızartma olduğu için her ne kadar lezzetli olsa da çok ağır. Noodle da sokakta sık sık rastladığımız, oldukça lezzetli bir alternatif. Bunların bir çoğu Tibetlilerce Çin mutfağından taşınmış lezzetler.

Fotoğraf: 22 Kasım 2015, Rajpur , Samosa

Fotoğraf: 22 Kasım 2015, Rajpur , Momo

Fotoğraf: 22 Kasım 2015, Rajpur , Pakoda

Fotoğraf: 28 Kasım 2015, Old Rajpur , Spring Roll

Fotoğraf: 22 Kasım 2015, Old Rajpur , Noodle

Momo'nun fotoğrafını görünce "aaa bu bizim mantı" demiş olabilirsiniz, ben de her yerde tam bir Türk gibi ne yesem "aaa bu bizim şu yemeğimizin sebzeli olanı" deyip duruyorum. Momo Tibetlilere özgü bir yemek, içinde et yerine mantar veya lahana var. Her ikisi de eti aratmayacak kadar lezzetli. Buradaki yemeklerin benim için öne çıkan iki özelliği var; her şey inanılmaz acı ve çok ucuz. Acı zaten yiyordum ama buradaki acıya alışmam biraz zaman alacak gibi görünüyor. Hala bol bol ağlayarak yiyorum :)

Fiyatlar ise yaklaşık 10-60 rupees (50 kuruş-3TL) arasında değişiyor. Oldukça ucuza karnımızı doyurma şansımız var. Ama hiçbiri bir Umed yemeği değil :) Sanırım bundan sonraki her deneyimimizde bunu sürekli yineleyeceğim, Umed'in yemeklerinin harikalığı yüzünden bol bol hayal kırıklığı yaşayacak gibiyim.

Ve tabii ki benim vazgeçilmezim olan masala tea ya da chai! Çeşitli bitkiler ve sütle yapılan, benim mutluluk kaynağım olan dinlendirici çay... Bu kadar güzel olmasının ana nedeni, sütlerin hala bizim köylerimizdeki gibi taze olması diye tahmin ediyorum. Poşetle alıp, evde kaynatıp, istediğimiz bitkileri ekleyerek biz de harika chailer yapıyoruz.

Fotoğraf: 17 Kasım 2015, Rajpur , Taze süt kaynağı!

Fotoğraf: 17 Kasım 2015, Old Rajpur , Harika bir chai için gerekli malzemeler!

Ya da yogadan çıktığımızda Ganesh Cafe'de oturup, her siparişte baştan yapılan taptaze çayımızı yudumlayabiliyoruz...

Fotoğraf: 24 Kasım 2015, Old Rajpur , Masala Chai

Fotoğraf: 28 Kasım 2015, Old Rajpur , Ganesh Cafe

Az önce katıldığımız sokak düğününü de düşünürsek, buralar anlatmakla bitmez...

Namaste!