Sessizlik

Göz kapaklarım güneşi görmek için açılıyor. Rahatsız edici bir beyazlık var.

Bazen uyku daha güvenli. Hayat çaba sarf etmeden akıyor uyurken.

Uykuyu yendikten sonra bedenim suyla buluşmak istiyor. Havalı bir deniz yıldızı mıydım, yoksa sıradan gri pullu bir balık mı?

Ve şimdi yerle bir olma vakti. Yatıyorum. Şanslıysam toprağa, değilsem apartman dairesindeki ruhsuz parkelerin üzerine.

Gözlerim kapalı. Zihnim dingin. Bulunduğum anı hissederek kendimi bırakmanın tatlı hazzı.

Müziğim nefesimin sesi. Gövdem nefesimle dans ediyor; yükseliyor ve iniyor. Her alış bir endişeyi getiriyor zihnime, her verişle kabuk kabuk bırakıyorum endişeyi yattığım yere.

Dakikalarca tatlı bir çekişme; zihnim ve nefesim arasında. Artık nefesimdeyim. Nefesim; yaşam kaynağım ve sebebim. İçinde kaybolduğum ve kendimi bıraktığım…

Açmasam hiç gözlerimi? Uykudan daha tatlı bir yer buldum kendime. Farkında ve güvenli... Kimsenin adım atamayacağı, sessiz, dingin ama heyecanlı bir alan.

Ben burada kalacağım bir süre, dokunmayın bana.